8 Nisan 2009 Çarşamba



Sayın Ali GÜVEN'e

İnsan hayatı böyle bir şeydir başkanım. Hayatta her şeyin var olduğunu öğrenmekle geçiyor ömrümüz. Sevincin,gözyaşının,mutluluğun,mutsuzluğun; aslında bunları benden çok daha iyi biliyorsun ama bütün bunlar yaşamın toplamını oluşturuyor. Hayatımda kaseti geri sarıyorum bugün. Bugün; çünkü ortada bir haksızlık olmasın bunları insanlar bilsin diye yazmak zorundayım. Göreve gelirken bir seçim sloganımız vardı( Sevgiyle Geliyoruz) diye gerçekten o duygularla göreve geldik. Çünkü kendini anlatamadın yada anlatamadılar, tekrar eski dar sisteme geri dönüldü; halbuki geçen seçim çalışmalarından çok daha ileri bir çalışma olmalıydı. O zaman seni destekleme kararı alırken çok zorlanmıştım ve itiraf etmeliyim bazı endişeler taşımıştım. Fakat göreve başladıktan sonra 2 yıl birlikte çalışma imkanı bulduk. İyi ki bulmuşuz iyi ki seni tanımışım. İlk sevgimi nerde kazandın biliyor musun? Hani seçimin son gecesi bir ufak hadise olmuştu ve bende telaşla sana haber vermeye gelmiştim evine, sende demiştin ki "Ali Amca artık git yat, biz yapacağımızı yaptık, eğer nasipse Allah nasip edecek" bu cümlen içime huzur tohumları atmıştı. Gidip yatmadım, yatamazdım fakat huzurla Ramazan Orhan kardeşimle sabahı bekledik. Oylar atıldı ve kazandık. Hayatımda hiç o kadar ağlamamıştım .Herkesin bir sevinç yaşama alışkanlığı vardır, belki o gün bu bende gözyaşlarıyla olmuştu. Derken göreve başladık benim şahid olduğum ortamda hiç kimseye şunları işten atacağım diye bir söz vermedin. Ağzından dökülen cümleler hala kulağımda "Ali Amca biz kimsenin ekmeğiyle oynamaya gelmedik" evet benim duymak istediğim cümlede buydu zaten, bizde intikam duygusu olmayacaktı. Ne demiştik bu işin sonu yok bu gün biz atarız, yarın başkası gelir o atar. Biz bu davayı bu sefer bitireceğiz, kimse bundan sonra çalışanla uğraşmaz. Yalnız görev değişiklikleri yapabiliriz demiştiniz ve yaptık da Sebahattin Abi yi suculuktan aldınız, Özgür Beyi de traktör ,kamyon gibi araçlara vermiştiniz. Hepsi buydu evet hepsi bu. Bu iki arkadaşa kimse işten çıkın demedi ben hatırlamıyorum. Bu olayla ilgili iki anektodu da belirtmem gerekiyor. Salih Abiye ,Mevlüt Yeşil'e,Kerim Hüseyin'e bizzat söyledim işinize bakın; evet içiniz rahat olsun anlamında bunları söyledim. Sonra Özgür'le ilgili bizzat aradım onu dedimki "Eğer istiyorsan tekrar otobüse dönmen için başkana söyleyeyim bunu sağlamaya gücüm var." dedim hayır istemiyorum dedi. Bir gün Konya'ya gittim, duydum özgür çıkmış. Fetinin Mustafa burda mı bilmiyorum arkadaşımla uzun süredir görüşemedim "Ne oldu Ali çıkarmışsınız Özgür'ü" dedi.Şok geçirdim hayır dedim ve olanları anlattım. Bu arada resmi işlemler için Özgür Konya ya gelmişti bizzat işlemler yapılırken.Zaferdeydi o zaman işçilerle ilgili bir kurum vardı belki hala aynı yerdedir, bilmiyorum. Özgür seni biz çıkarmıyoruz bunun sorumluluğunu alamam dedim. Aynen bana şunu söyledi ben kendim istiyorum sizin suçunuz değil.Ne yapabilirdim yalvarmammı gerekirdi .Sebahattin Abiye de burda şu an ismini vermem doğru olmaz işine devam et bunlar geçer diyen çok değerli ve çok sevdiğim bir insan olduğunu biliyorum. Bu iki arkadaş kendi rızasıyla işinden ayrıldı gitti. Bu düşüncemiz tarihi bir düşünceydi evet. Bu tarihi düşünceyi yerleştirmek adına çok büyük bir bedel ödedin. Seçimi kaybettin ama kaybetmedin sen bence. Bu düşünceyle hareket etmek çok özeldi inşallah karşılığını Allah verir. Atalarımızın dediği gibi ‘İyilik yap,denize at. Balık bilmezse Halık bilir’ bence hayatta bunlar değerli şeyler.
Sonra sana demiştim başkanım bu Kocaoğlan pınarının suyunu mezara çevirelim.Biliyor musunuz o su aylarca seçim öncesi boşu boşuna yola akmıştı. Orda ki kavaklar bile susuz kalmıştı çok küçük bir operasyondu ilk başta, fakat benim için çok büyük bir şeydi su tekrar kavaklara dönmüştü çeşmede de çok ufak bir rütuş yapmıştık. Hatırlıyorsun o boğazda kaç yere büz koyacağımızı da saymıştık, hani yol çamur olmasın diye ,arabalar bozulmasın diye kaçtı unuttum ama çok güzeldi sonra oranın bütün büzlerini koydunuz. Seçimden önce ciddi bir sel gibi bir şey olmuştu bütün bentler gitmişti. Ve hepsini yaptık .Sonra bütün çeşmelerde tamirata gidildi hepsine bir şekilde bir şeyler yapıldı. Gavuccuların ve Tahsildarın yerinin olduğu bölümde eskiden kirazlar eşekle çekilirmiş. Gözet taşına kadar sonra oranın yolu yapıldı artık kirazlar arabayla iner oldu. Yenice Beleninden Vakıfa kadar artık kimse arkasında ters çekmiyor. Tarlasına kadar arabayla indiriyor. Üniversitede okuyan çocuklar artık burs alıyor. Arpalığın elektirik krokisini çizdirmek bana nasip olmuştu, o gün köyde değildin ama sonra orada ışıklar yandı yani aydınlandı başkanım.Teberiğe daha kullanışlı bir yol çekme nasip oldu, baharın iki greyder bu sorunu çözer artık. Biz gelmeden önce sadece petrol istasyonunun pompaları vardı,istasyon önceki dönemin hayaliydi gerçek oldu. Mezarlarda yaptıklarınız ,Boğazdaki mezarlık faaliyetleri ve su evet hep birlikte köylüyle geldi o su herkesten Allah razı olsun. Fakat insiyatif almak diye bir şey var. O gelen su yıllardır orda muhtemelen akıyordu orda insiyatif aldınız. Buna vesile oldunuz bence bu değerli bir şey. Yani daha bir çok şey sayabilirim. Ama gerek yok . Ve seçim öncesi beni isimsiz maillerle taciz edenler , sitelere isimsiz mail atıp şurdan şunu aldı burdan bunu aldı diyenler için söylüyorum, hiçbir yerden bir kuruş almadım. Adam gibi çalışarak borçlarımı ödemeye çalışıyorum.Ben çok şanslı bir insanım çok güzel bir ailem var ve beni hiç yalnız bırakmadılar ve çok sevdiğim bir arkadaşım var onlar bana ellerinden geldiği kadar destek oldular.Borçlarım hala bitmedi..2006 yılından bu yana bir turizm işletmesinde çöpcülük yaparak aldığım maaşın bir kuruşuna dokunmadan borçlu olduğum insanlara dağıtıyorum. Bu borçlarım elbet bir gün bitecek, babam hep söyler :oğlum kara gün hep kararıp durmaz. Dua edeceğiz namusunuzla edebinizle işinize bakacaksınız Allahın ipine sımsıkı sarılacaksınız tamam : Bu konuyla ilgili senide zora soktum başkanım maaşına haciz bile geldi yanılmıyorsam bana kefil olduğun için bilmeni istediğim tek şey her ne olduysa kasıt dairesinde olmadığıdır. Bunu için tüm milletin önünde senden helallik istiyorum verdiğim sıkıntılar için. Benimle ilgili iftira atanlara ben hakkımı helal ediyorum . Allah haklarında neye hükmederse artık ona razı olurlar.
Sonuç olarak bu halk seni iyi bir insan olarak hatırlayacak. Şunları da belirtip daha fazla sizi sıkmak istemiyorum. Makamınızdaki çay paralarını bile cebinizden öderdiniz çoğunlukla. Antalya ya Belediyeler Birliği toplantısına gittiniz . Dönüşte sizi Seydişehir den alacaktık. Ben makam arabasını götürelim demiştim çünkü şahsi bir işiniz değildi ki Korualan Halkı adına oradaydınız. Bir arkadaşımıza telefon açıp hayır benim şahsi arabamı getirin demiştiniz. Size ufak yollu sitem etmiştim. O zaman bana yazık olmasın boşuna belediyeden yakıt yakmayalım demiştiniz. Bu düşünceniz bile saygıyı çoktan hak ettiğinizin ispatı . Ha hiç mi hatanız yok. İnsanız biz başkanım fakat şundan eminim bilerek,isteyerek,kasıtlı olarak kasabaya zarar vermediğinizden eminim bu anlamda size sonsuz teşekkür ediyorum 5 yıllık çalışma döneminiz için. Hayat devam ediyor. Belki bir gün bir yerde bir çalışma daha olur. Kim bilir sağ olana .
Ve en son yeni yönetime sitelere gelen mesajlara baktım bir kardeşimiz demiş ki buralar saltanat makamı değil, babadan oğula geçmiyor. Çok doğru ve yerinde bir tespit onun için bu mesajları dikkatle okuyup oradan çıkarılacak dersler varsa onların çıkarılması gerekir. Başarılı olmanızı inşallah Allah nasip eder. Seçimler bitti artık sadece oy verenlerin başkanı değilsiniz Bütün Korualan Kasabasının başkanısınız. Bu anlamda insanların geleceğinde iyi şeylerle anılmak için ,iyi şeyler yapmalısınız. Yaptığınız uygulamalar nefreti değil,sevgiyi çoğaltsın,Umutsuzluğu değil umudu çoğaltsın,verimsizliği değil verimliliği artırsın. Başarılı olmanız bizi ancak mutlu edebilir. Allah mahcup etmesin ve nasıl hatırlanmak istiyorsan öyle çalış sayın başkanım.
Selam ve dua ile



Hiç yorum yok: